Kayıtlar

Ağustos, 2010 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

* "Azrail"den Kaçarcasına.

Sükunetin hakim olduğu bir geceydi, Ta ki gecenin dibinden çıkagelen nefreti ve kalbi ittifak halinde karşısına dikilene kadar. Ne mutlu olabiliyordu ne mutsuz ne gülebiliyordu ne de ağlayabiliyordu, Depresif bir ruh hali bedenine ağırlığını koymuştu. Ve dişleri dökülmeye başladı, parmaklarından düşüyordu tırnakları,  Patika yolda paytaklaşan adımları hızlanmaya başladı, "Azrail"den kaçarcasına.   Ama ne mümkün ! Uzandı sessizce nefreti ile ortak açtığı mezarına. // Muti 31/Ağustos/10 - 14 :14

* Bacak Aralarına Sıkıştırılmış Aşkların Terlemiş Elleri.

Kaşla göz arasındaki mesafe kadar tanışıklığın olan adamlarda bulduğun "Aşk"ı "Göz(t)üne" sok kadın. Ne aradığını bilmeyen ama devamlı bir arayış içinde olan küçük çocuklar gibi masum siman mıydı seni çekici kılan, Y oksa kadehine iltifat koyup dalkavukluk yapan bir adam mıydı yalandan ? Hadi çıkar artık yalanları ağzından, Ve bacak arana sıkıştırdığın "Aşk"ın terlemiş ellerini bırak, Bırak da içindeki insanlık gibi soğusun ruhu çıkmış bir cesedin işe yaramaz bedeninin soğukluğu kadar. // Muti 30/Ağustos/10 - 22:08

* Bugün Cinayet İşledim Anne !

Önce elime aldığım hayalleri yere vurarak kırdım, sivri taraflarını burnumun dikine çevirdim. İlk başta vicdanımı öldürmeliydim neme lazım son anda engel olmaya kalkabilirdi. Öldürdüm, İlk cinayetimdi çok heyecanladım kalp atışlarıma bir müddet hakim olamadım soğuk sular da içtim üstüne vicdanımın. Evet kalp atışlarım normal seyrine inmişti tekrar, ayak uçlarımı sevgili yoluna çevirdim, sivri tarafları aşırı keskin olan hayaller elimde. Karanlık sokakta kaldırıma takıldığım için üstüne düştüm kırık hayallerimin ama birkaç sıyrıkla atladım üstünden. Şimdi hem elim hem üstüm başım hemde kesiklerim kan içinde. Ortalık sessizdi, "Sevgili" önüme çıktı nihayetinde sırtından vurmaya kıyamazdım, yakışmazdı da bana. Omuzundan tutup çevirdim kendime, gözlerine bakmıyordum biliyorum eğer bakarsam öldürdüğüm vicdanım dirilebilirdi, bana küfür edebilirdi. Yere bakarak kaldırdım kırık hayallerimin sivri tarafını Anne, tam sol göğsünün üstüne sapladım hayalleri, sıcacık tenine dokun...

* Sen Gittin ya Sevgili.

Sen gittin ya sevgili, Mayışmış ay ve ışığını yansıtmaktan aciz yıldızlardan ibaretti bu gece kadife gökyüzü, feri kaçmış gözler ve kurumuş dudaklarımla seyirdeyim saçma sapan halini gökyüzünün. Sen gittin ya sevgili, Nefes alışlarım seyrekleşiyor, sanki gökyüzü üstüme düşüyor. bırak kaçmayı, yaşamaya takatim yokken göz kapaklarımın ağırlığı çöküyor bütün bedenime. galiba ölüyorum. Sen gittin ya sevgili, Musallada yatıyorum, soğuk taşlar içime işliyor, naaşım morarmaya başlıyor, namazımı kılan yok sevgili, "Aşk"a saygı duyan yok sanırım, kimse safa geçmek istemiyor... Sen gittin ya sevgili, Bir kürek toprak yetiyordu cansız bedenimi ötrmeye,   Ve sen gittin ya SEVGİLİ; ne mutlu bana, şimdi yanına geliyorum. // Muti 28/Ağustos/10 - 13:48

* Bıyıkları Henüz Terlemiş Yeni Yetme Aşklar.

Zamanın en moda halini sarıp sarmalamışlar sevişmelere,  Üzerine biraz dudak payı ekleyip sürmüşler yatağa. Çok yaşlı değilim ama bizim zamanımızda bedenlerde gezen diller yoktu beden dili vardı.  Ya gözler döktürürdü kelimeleri ya eller duracağı yeri bilmezdi heyecandan. Şimdilerde bıyıkları henüz terlemiş yeni yetme aşkların elleri gezerken sevgili diye andıkları kadınların tepesinden tırnağına. // Muti 26/Ağustos/10 - 12:27

* Bagajdaki Cesetle Müzakere.

Arabanın bagajında bir ceset, direksiyonda henüz hayatta olan bir adam.  Ama bagajdaki cesetten tek farkı nefes alışı, onun kadar soğuktu ve bir o kadar da pis kokuyordu.  Sanırım ikisininde ortak noktasıydı, "Sevgili Sevgilileri". Hayatı tartışmaya başladılar, kurtlanmış dudaklarından dökülen kelimeler yerlerde sürünüyordu, anlamsızca konuşuyordu, belli ki ne dediğini bilmiyordu.  Direksiyondaki adam daha aklı başında gibi görünse bile pek bir farkı yoktu bagajdaki cesetten.  Fütürsuz konuşmaları yollarına da etki etmiş olacak ki nereye gittiklerini bilmeden pedala yükleniyordu direksiyondaki adam. Durdukları yeri kimse bilmiyordu kendileri bile, bagajdaki cesetle son müzakeresini yaptı.  Ya intihar edecekti ya da katil olacaktı.  İntiharı tercih etti, cebinden çıkardığı baretta'yı kafasına dayadı, sırtını da arabaya. Fakat bilmiyordu ki katil olmak daha mantıklıydı. "Bagajdaki 'Sevgili'nin bile katili olduktan sonra."   // Muti ...

* Şizofreni Aşkın Mezarlık Bekçisi 2

Ne duyulmadığım ne görülmediğim ne de hissedilmediğim bi yerde daha fazla duramazdım. Hepsi delirmiş olmalı, canlı kanlı insanı dahi hissedemiyorlardı.  Halbuki ben bütün cesetlerin soğukluğunu içimde hissediyordum belli de ediyordum ama delirmiş olmalılar diye düşünüyordum. İlk akşamdan işim bitmişti, ben de beni bekleyen kendimle evde takılırım, Bide sen olsaydın ya sevgili kendimi evden gönderirdim bütün gece benimle sevişirdin baş başa.   Benim bi "düş" daha alıp kendime gelmem lazım baya tek bıraktım zaten kendimi kocaman evde.  Ah be sevgili yine geldin aklıma, hatırıma gelme diye bir şeylerle meşgul olmaya çalışıyorum,  Bak iş bile bulmuştum ama ne yaşayanlar ne de cesetler,  Yok be sevgili hiç biri halden anlamıyor.   "Sadece cesetler değilmiş oysa hissi olmayanlar!" // Muti 24/Ağustos/10 - 15:57

* En Çok Gözlerini Özledim.

En çok gözlerini özledim,  Sanırım siyahtı, yoksa kahve miydi, yok yok galiba renkliydi, denizin güzel mavisi miydi, yoksa yosun yeşili miydi ?   Aman neyse hatırlamıyorum ama yine de en çok gözlerini özledim.   Ve kokunu özledim, yağmur sonrasında duyulan toprak kokusu misali mayhoş kokunu özledim.  Ellerinde var tabi, sıcaklığını taa yüreğimde hissedebildiğim ellerini özledim. Adını anımsayamadım ama sıcaklığını hala hissedebiliyorum ve seni çok özlüyorum.   // Muti 24/Ağustos/10 - 15:32

* Sükunete Tecavüz Eden Çığlıklar.

Karanlık bir ormanda iki kişi, simaları seçilmiyor karaltıları var sadece.  Yaklaşıyorum uzaklaşıyor gölgeleri, birinin canı fena yanıyor olmalı, ormandaki sükunete tecavüz ediyor çığlıkları. Koşuyorum yine yetişemiyorum sanki git gide açılıyor mesafesi,  gözlerimi kıstım tekrar baktım bu sefer gri bir hal aldı halleri. Saklandım, yaklaştım, yetiştim. Biri Sevgiliymiş diğeri Aşk.  Aşkın elleri gırtlaklarcasına boğazındaydı "Sevgili"nin ve bende sarıldım "Aşk"ın boynuna sıkıca gırtlaklarcasına.  Ya "Sevgili" ölecekti ya da "Aşk".  Hadi hayırlısı.   // Muti 23/Ağustos/10 - 14:17

* Sevgilinin Ölümle Dansına Şahit Olan Sevgili.

İki ucundan tutulan bir hayatın bir ucunu kaçırmak gibi seni sevmek,  Gerisi zaten çorap söküğü misali olsa gerek.   Pır pır ederken canlanan bir kalp istedim sadece,  Gel gör ki sevgili pır pır ederken aslında can çekişiyordu bu yürek.   Son demlerinde iyice koyulaşmıştı bu hayat, tavşan kanı misali, Nihayetinde dibe vurmuş yaşantılar sergisinde baş köşede yer aldık.  Ayrı ayrı porselen tabutlar hazırlandı,  Sağa sola çarparken ölümle dans halindeydik, biz birbirimizi görüyorduk yüzümüz semaya dönükken ama dışarıdakiler göremiyordu bizi iki ayrı tabutta seyirdeyken.   Şimdi söyle sevgili, hazır gözlerin kapalıyken sessizce bağır, "Seni Seviyorum" diye.   // Muti 21/Ağustos/10 21:28

* Şizofreni Aşkın Mezarlık Bekçisi

Hayatta sahip olduğum hatta olabileceğim ilk işimdi bu, öğlen vaktinden kendimi hazırlamıştım.   Önce "düş" aldım çırılçıplaktım. Birkaç hayal atıştırdım ve ardından üstüne yarısını kırdığım sigarayı yedim, garip bir tadı vardı.  Günün kuru gürültüsüyle beraber tik-tak sesleri ve öğlen saatlerinde atıştırdığım hayaller gaz yapmış olsa gerek zor uyudum, geceye de zor uyandım ve ilk işim için hazırdım. Üstüme çektiğim fiyakalı "Aşk"ım tek kişilik oluğu için göz kamaştırıyordu. Çoğu insan özeniyordu, adı "Platonik"mi neymiş, kimisi de kınıyordu.  Anlamadım ama çok garip Tanrım.  Millet "Aşk"ı bilmiyor sanırım. Selam verdiğim bir sürü ceset var hepsi tertipli ve düzenli, bunlar "Aşk"ın eski sahipleri. Gerçi kimse kafasını kaldırıp selam vermedi ama olsun onlar "Aşk"ın eski sahipleri.  Arada cinleri görüyorum, servis yapıyorlar mezar aralarında kimi şarabı seçiyor kimi ceset de sek rakıyı, ben ise görev başında içmiyoru...

* Dar Ağacında Sallanan Bir Aşk'ın İlk Saniyeleri.

Köy meydanında olan bitenden habersiz bir adam,  İki kolunda iki cellat, biri sevgili biri "Aşk"!   Sağ koluna giren sevgilinin sıcaklığı ile tebessüm dökülüyor toprağa simasından, Sol kolundaki cellat ölüm gibi soğuktu, son demlerinden ötürü. Yarım metre boyunda üç basamak, üstünde sallanan kalın bir yoma,Ve artık her şeyin farkında.   Son arzusu sorulduğunda, tek dileğiydi tenine sadece dar ağacı yolunda dokunabildiği sevgili ile sevişmek.  Baktı, y utkundu ve söyledi.  Ama Reddedildi !   Önce sevgili bıraktı kolunu ve ardında "Aşk". Boynuna geçirilirken sonsuzluğun halatı tebessümünü yitirmişti artık,  Ayağının altındaki kütüğe vurdu cellat.  Çırpınışlarının ilk saniyelerindeki ölümle dansı gözlerinden seyrediliyordu sevgilinin. // Muti 20/Ağustos/10 - 16:04

* Karabasan.

Burama kadar geldin kadın yeter boğma beni,  Her gece karabasanla işbirliği içindesin. Ya baş ucumda bitiyorsun ya da ayak ucumda.  Bir görünüp bir kayboluyorsun, eğer bilmiş olsaydım "Aşk"ından başka dua, kıbleye dönüp eder, seni gönderirdim yaşamak istediğin en uç noktalara.  // Muti 19/Ağustos/10 - 11:19

"Aşk"ın Nü Hali.

Ne var ki "Aşk"ı çırılçıplak yaşayamıyorsun Valanthe, Ya gözlerinde bir perde ya da anlamsız telaffuzlar dilinde.  Bak"Aşk" önünde, günahsız uzanmış sere serpe. Düşürme vakti artık gözünden perdeleri, hadi çıkar üstündeki ikinci el sevgilieri, Göreceksin çok hoşuna gidecek "Aşk"ın bu Nü hali.  // Muti 18/Ağustos/10 - 12:41

* "Aşk"ı Çekmelisin ki...

Sanırım yakını göremiyorsun kadın, Gözlerine sürme yerine "Aşk"ı çekmelisin. "Aşk"ı çekmelisin ki, yapmacık değil gerçek güzelliğe eresin. En yakınındaki beni en uzağında değil göz bebeklerinin mavisinde büyütmelisin.  // Muti 17/Ağustos/10 - 21:20

Kıssadan Hisse

Resim
  Tek celsede "boşalıyorum" Üstüm başım hep "Aşk" içinde. // Muti - 28/Ağustos -  ____________________________________________________________________ Yırtık tenden çıkmış yaralar sardı şimdi yalnızlığımı. // Muti - 13/Eylül - ____________________________________________________________________   ‎"Aşk"ın tepe noktalarına çıkmak istiyordunya kadın, İşte çıktın. Hadi otur üstüne. // Muti - 23/Ağustos -  ____________________________________________________________________ Sol tarafımdan bir ses kalk gidelim diyor, Yukarıdan bir ses engel oluyor; -" Bok yeme otur yerinde " diyor. // Muti - 20/Ağustos -  ____________________________________________________________________ Tek başına anlamsız olan eksik cümlelerim vardı dilimde, Şimdi birleştirip anlam katıyorum onlara gözümdeki kelimelerle. // Muti - 11/Eylül - ____________________________________________________________________ Bu aralar "Aşk"la muhabbetim yok, Sadece Selamın Aleyküm, Aley...